Yeşil sahada top oynarken teröristler tarafından katledilen Cem Kerman ve eşi şehit mertebesine ulaşırken göz yaşlarıyla torağa verildi. Eşi Ankara’da Kerman Edirne’de. Edirne’nin şehidine böylesine sahip çıkması tepkisini on binlerle ortaya koyması da övünç kaynağı oldu. Gurur duyduk. Taksiciler bayraklı gösterileriyle, dolmuşlar bayrak takarak terör bir kez daha lanetlendi Bu da Edirne’ye yakıştı.
Bu tepkiler tavrın taşmakta olduğunun açık ve tipik göstergesi.
Şehit babası bakın neler demiş törende; bir bölümü:
“Evladımı kaybettim, ama esas kaybeden vatanımız.”
Bu son günlerde özellikle seçimden sonra artan tam katillere yakışan tuzaklı, kalleş saldırılar hemen hemen her gün şehit verdirdi. Terör örgütünü ve başını destekleyenlerin azıtması da işin bir başka boyutu. Onlar sanki Türkiye’nin değil, Kürdistan’ın milletvekilleri
Ve yaşadıkları ekmeğini yedikleri vatanına ihanet yaklaşımları, meydan okumaları. Öfke kabartan sözleri… Yok şunu yapacaklarmış da yok bilmem ne? Hele demokrasi deyimine sığınarak, özgürlük diyerek küçük tepsi ağızlarına sığınmaları, aptalca değil mi?
O gün uyandığımda bir olağanüstülük olduğunu sarı tepkinin ve dolmuşların bayraklanmasından sezinlemiştim. Bir olağanüstülük vardı havada.
Önce televizyonu açtım. Tutuklamalar var yine sandım Oysa Şehit Cem Kerman’ın cenazesi geliyormuş.
“Şehit Cem Kerman’ın cenazesi ise önce Edirne’deki baba ocağına getirildi.Resmi tören Edirne Valiliği bahçesinde yapıldı.
…
Şehidin cenazesi Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.
Böyle durumlarda içindeki tsunamiyi sözcüklere dökmek bile oldukça zor. Yıllardır kanayan ve kırk bin kişinin yaşamını yitirmesine neden olan bu yaraya ne yapıp edip ve bir an önce mehlem bulmak gerek. Yoksa sürekli “Şehitlerine Ağlayan bir Türkiye” olmak istemiyoruz artık.
Elbette” ateş düştüğü yeri yakar.” Ama bu ateş. Kalleş, pusulardan, baskınlardan, tuzağa düşürmelerden ve esrar dumanından oluşuyor.
Terörü kaçıncıya bilemem ama bir kez daha lanetliyorum. Çünkü bü ateş ülkenin yüreğnde göz yaşına dönüşüyor
Böyle durumlarda keşke tüm Edirne Ya da Türkiye bayraklarını asabilse. Ne şahane bir tepki olurdu.
Bu gün yerel gazetelerde yine iyi, güzel ve yakışıklı bir haber vardı:
“Taksiciler Edirneli şehit ailelerini ücretsiz taşıyacak.”
Şehit yakınlarına, Kerman ailesine baş sağlığı diliyor. Bir kez daha:
“Şehitler ölmez, vatan bölünmez” deyişini yineliyorum.
---------------------------------------------
İ. Gürşen KAFKAS 5 Eylülde Cumhuriyette yayımlanan yazısını şöyle sonlandırır:
“Ülkemizin geçmişten gelen tarihi zenginliğine ve eşsiz coğrafi güzelliklerine , ayrıca ortak duygularımızın akışına sevgimizi de katarak ayrımcı düşünceleri önlemeliyiz. Bu ülke hepimizindir. Başka Türkiye yok!..”
Bu görüşe katılmamak olası mı?
Ama anlayana!...