Halkımız yasal olarak kurulmuş meslek mensuplarının hakkını savunan bir meslek kuruluşunda görev almaya çekiniyor.
Bazıları bunu demokrasi dışı bir görev olduğu görüşünde.
Günlük yaşantımızda bir hakkın kamuoyuna duyurulmasında vatandaşların ne kadar çekingen davranmasında da tanık oluyoruz.
Halkımızı haklı olduğu bir konu hakkında kendi görüşü sorulduğunda veya tanık olduğu bir olay hakkında soru yöneltildiğinizde bunun basına yansımasından çekinerek” aman ben görünmeyeyim,konuşmayayım başkaları konuşsun” anlayışında.Kendilerini ilgilendiren bir sorun da olsa bunu savunmak için bir maşa adeta arıyor.Kendi savunmasını başkalarının gündeme getirmesini istiyor.
Bu anlayışla kendi yararına olacak sorunlar karşısında bu işi başkalarına havale edip onlardan medet umarak hak elde edilir mi?
-------------
FERDİ OLARAK HAK SAVUNMAK ÇOK ZOR
Bu tür hakların yasal kapsamda en güvenli yer olan dernek ,sendika ve meslek kurum yönetimlerinde görev almayı zül sayan bir anlayışla hakların savunulması mümkün müdür?
Gelişmiş batı ülkelerinde özellikle İskandinav ülkelerinde insanlar birden fazla dernek ve meslek kuruluşlarında çekinmeden görev alıyor.Buralarda görev üstlenenler mensup olduğu kesimin haklarının elde edilmesine büyük katkı yapıyor.
Na yazık ki, böyle görev insanların doğal hakkı olmasına rağmen insanlarımız böyle görevlere meslek kuruluşlarında görev almaya sıcak bakmıyor, çekiniyor.
Sonra da, hakkını elde edebileceği bir kurum olmayınca haksızlık karşısında onu bunu suçluyor.
Bu anlayışı savunan hakkını aramadan çekinen kitle ile hakların elde edilmesi mümkün mü?
Sendikalar, bir meslek kurum temsilcileri bakıyorsunuz alanlarda haklarını elde etmek amacıyla toplantılar yapıyor.
Bu toplantılara baktıklarında az sayıda kişilerden oluştuğunu görüyorlar.
Bu tür toplumun ilgi duymayacağı,yeterince halka benimsetilmeyen hareketler halk arasında inandırıcı olmuyor.
Böyle toplantıları gören halk dışarıdan dahi izleme gereği duymuyor.
Az sayıda kişinin katıldığı halka benimsetilmeyen toplantılarla bazı kişiler tatmin olabilir, oradan birbirine mesaj atarak mutlu olabilirler. .Bu yöntemle halka ulaşmak mümkün değildir.Önemli olan haklılığını geniş kitlelere kabul ettirmektir.
--------------
BÖLÜNEREK BİR YERE VARILMAZ
Bakıyorsunuz, bir meslek dalında birkaç dernek ve çalışan kesimlerin örgütlü olduğu işyerlerinde çok sayıda sendikanın örgütlenme çabasına tanık olursunuz.
Bunlar oralarda taban edinmek, yetki almak için birbirlerini kötüleme yoluna giderler.
Sendikalı anlayış gelişmeyen,işinden çıkma korkusu yaşayan emekçi kesimi böyle bir ortamda sendikalı olmak oradan hak talep etme yerine işverenin verdiği hakla yetinmek zorunda kalır, sendikalı olmaya sıcak bakmaz.
Ülkemizde çalışanların örgütlenmede yeterli olmaması bu endişeden kaynaklanmaktadır.
Sendikalar çalışanların hakkını savunmada gereken gayreti özveriyi,inandırıcılığını göstermiyor.
Sendikaların bazı hak talebi de sayısız engellerle karşılaşıyor.
Bu belirsizlik ortamında dar gelirliler kısıtlı imkanlarla az ücretle geçinmek zorunda kalıyor.
-----------
FIKRA
POLİTİKACI OLACAKMIŞ
Bir yaşına basan çocuğa ilerde ne olacağını belirlemek için aile toplanıyor. Bu amaçla masaya bir kenara karan, bir tarafına içki, onun yanlarına içi para dolu bir cüzdan, bir top, bir plak ve bir de kitap koydular.
Çocuk karanı alsa din adamı, olacak, içkiyi alsa sarhoş, cüzdanı aldığında tüccar, topu alırsa futbolcu, plağı alırsa sanatçı,kitabı alırsa yazar olacak.
Çocuğu getirip masanın başına kayarlar. Çocuk masadakilere bakarak hepsini kucakladı.
Bunun üzerine ailenin en büyüğü dedesi konuştu
“Anlaşılan bizim çocuk politikacı olacak” dedi.
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINDA GÖREV ALMAYA ÇEKİNMEMELİYİZ
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.