İnsanların böyle zamanlarını en yararlı şeklide yararlanabileceği yerlerin başında kütüphaneler geliyor.
Özellikle böyle yaşamımızın sorunlarla engellendiği dönemlerde kütüphanelerdeki sağlıklı ortamından daha çok yararlanmalıyız.
Edirne’miz kütüphane imkanları alanında şanslı illerden biri.
Okuma alışkanlığı olanlar için devletimiz büyük imkanlar sağlamış.
Eski dönemde olduğu gibi kütüphanelerde istenilen eseri bulmadan oturulacak yerden yoksun olma sorunu yok.
Devletimizin sağladığı bu takdirle karşılamak gerekir.
---------
KÜTÜPHANELERE GEREKLİ İLGİ YOK
İlimizdeki kütüphanelerde halkımız için büyük imkan sağlanmasına karşın bu hijyenik ortamda okuma merakı olanların sayısı yeterli değil. Kütüphanelerde oturma yerleri bom boş.
Bunu görünce bundan 50 yıl öncesini, kütüphanenin Halk Eğitim Merkezi kıyısında faaliyet gösteren Halk Kütüphanesini hatırladım.
O dönem çok zor imkanlara rağmen gençlerimiz ve diğer yaştaki halkımız kitap okunmak için sıraya girerdi. Dar mekanda kurulan kütüphanede oturacak yer bulamayanlar ayakta kitap okurdu.
O günden bugüne geldiğimizde halkımızda okuma sevgisinin yeterince gelişmediğini görüyoruz.
Her imkan sağlanması,Kütüphanelerde evlerde olunmak için fırsat verilmesine karşın kültür seviyesi yüksek olduğu söylenen ilimizde kütüphanelerden yararlanan insan sayımız ne yazık ki çok az.
------------------
FIKRA
AYVAZOĞLU
Adamın biri topal eşeği ile giderken adamın birine sormuş:
“Ağam şu karşıdaki çiftlik kimindir?”
“Ayvazoğlu’nundur ”
“Ağam şu karşıki konak kimindir?”
“Ayvazoğlu’nun konağıdır”
Adam yolda devam ederken bir ağıl görmüş, orada bulunan köylülere sormuş:
“Şu koca ağıl kimindir?”
“Ayvazoğlu’nundur”
Adam topal eşeğiyle akşama doğru köye ulaşmış.Köyün girişinde rastladığı birine sormuş:
“Bu köyün adı nedir?”
Köylü:
“Ayvazoğlu köyü” demiş.
Adam öfkelenerek eşeğe bir tekme atmış:
“Al ulan bu topal eşek de senin olsun”